Boşanma Ve Çocuk

Boşanma, nedeni ne olursa olsun üzüntü verici ve sıkıntılı bir süreçtir. Bu süreçte çiftler  zorlayıcı duygular yaşasalar da, çocuklar bağımlı konumları ve gelişimsel ihtiyaçları nedeniyle  en kırılgan taraftırlar. Çocukların ilişkileri, yaşam düzenleri, maddi koşulları ve aile hayatları tamamıyla değişir.

Doğal bir süreç olarak bu durum, çocuklarda duygusal ve davranışsal değişimlere neden olabilir. Kızgınlık, incinme, korku, üzüntü hissederler. Kendilerini güvende hissetmezler, yeni durumun belirsizliklerinden dolayı kaygı duyarlar. Özellikle 4-11 yaş arası ‘Benim yüzümden ayrılıyorlar’ gibi düşünceler gelişebilir ve olanlarla ilgili kendilerini suçlarlar. Ağlama nöbetleri, içe kapanma, ebeveyne aşırı bağımlılık, yanından ayrılamama gibi davranışlar gözlemlenebilir. Çabuk sinirlenme ve öfke nöbetleri yaşayabilirler. Okula karşı ilgisizlik,okul başarısında düşüş, arkadaş ilişkilerinde sorunlar  görülebilir.

Evet , boşanma, çocuk için acı ve yaralayıcıdır. Ancak ebeveynler bilinçli bir şekilde ortak ebeveynliğe odaklanarak, çocukların yaşadıkları sorunları aşmalarına yardımcı olurlarsa, boşanmanın yıpratıcı etkilerini azaltılabilirler. Çocukların bu değişime en sağlıklı şekilde uyum sağlaması, ilerleyen dönemlerde kalıcı ruhsal hasarlar oluşmaması için çocukların duygusal ihtiyaçları ebeveynler için öncelikli olmalıdır. Bu noktada yapılacak ilk ve belki de en önemli adım çocuğa ayrılık kararının doğru şekilde anlatılmasıdır. Bu açıklama uygun şekilde yapılmadığında, çocuklarda travmatik bir etki oluşturabilir ve sonraki adımları zorlaştırabilir.

 

           Çocuklara boşanma kararı açıklanırken nelere dikkat edilmeli?

 

  • Boşanma kararını netleştirdikten , kesin karar verildikten sonra açıklamayı anne-babalar beraber yapmalıdır. Açıklama sırasında ebeveynlerin duygu durumu önemlidir. Aşırı üzüntü, öfke ve kaygı belirtileri, çocuk için çok zorlayıcı ve travmatik olabilir. Çok ayrıntıya girmeden, çiftler birbirini olmadan emeden anlaşamadıklarını,  beraber mutlu olamadıklarını söylemelidir.

 

  • Bu ayrılığın sadece eş olmakla ilgili olduğu yine onun anne babası olmaya devam edecekleri vurgulanmalıdır. ‘Biz boşanacağız ama ikimizde senin annen baban olmaya devam edeceğiz, seni çok seviyoruz ve bu durum bunu asla değiştirmeyecek’ denilebilir.

 

  • Çocuğa söylenmeden önce nasıl bir düzen kurulacağı kararlaştırılmalı ve çocuğa yeni düzenle ilgili bilgi verilmeli. Nerede yaşayacak, diğer ebeveyni ne kadar sıklıkla görecek gibi. Ancak bu yeni düzenle ilgili olarak bazı konularda çocuğun da fikrini almak kendisini daha iyi hissetmesini sağlayacaktır.

 

  • Çocuğun duygularına alan sağlanmalı, bunun onu üzebileceği, kaygılandırabileceği bu duyguların normal olduğu anlatılmalı, duygularını ifade etmesine olanak sağlamalıdır.

 

  • Güven ihtiyacının sonucu olarak, anlatmış olmanıza rağmen gelecekle ilgili soruları tekrar tekrar sorabilirler. Bu sorular, gelişimine uygun ifadeler kullanarak sabırla cevaplanmalıdır. Çizelge hazırlamak da  somut hale getireceği için faydalı olacaktır. Mavi günlerde babayla , sarı günlerde anneyle olacaksın gibi.

 

  • Özellikle okul öncesi dönemde boşanma ile ilgili hikaye kitaplarından da faydalanılabilir. Amaca uygun hikayeler çocukların bu süreci anlamlandırmalarını kolaylaştıracaktır.

 

          Çocukların boşanma sürecini en sağlıklı şekilde atlatabilmesi için ebeveynler  neler yapmalı,  nasıl bir tutum içinde olmalı?

 

  • Boşanma sürecinde çiftler öfke, üzüntü, keder, kaygı ve suçluluk gibi duygular yaşayabilirler. Eğer bu duygulanımlar çok yoğunsa çocuklarla ilgi doğru adımları atmak, soğukkanlı yaklaşmak çok mümkün olmayabilir. Bu nedenle öncelikle kendinize zaman tanıyın, duygularınızı anlamlandırın ve ihtiyaç duyduğunuzda uzman desteği almaktan çekinmeyin.

 

  • İçinde bulunduğu zorlu durumu düşündüğümüzde çocuklar, her zamankinden daha çok güven duygusuna ve ebeveynlerin sevigisine muhtaçdır. Böyle bir durumdayken atacağınız her adımı, alacağınız her kararı ‘Çocuğumun sevgi ve güven ihtiyacı için uygun mu?’ süzgecinden geçirin.

 

  • Anlaşmanın sağlanamadığı çekişmeli boşanma davalarında süreç uzayabilir. Velayet ve maddi konularda anlaşmazlıklar yaşanabilir. Bu süreçte ve sonrasında çocuklar asla bu çatışmanın ortasında bırakılmamalı, silah olarak kullanılmamalıdır. Taraf tutmaya zorlama, diğer ebeveyne göstermeme, ebeveynleri şikayet etme-kötüleme gibi davranışlar kesinlikle sergilenmemelidir. Çatışan eş rolünü bir tarafa bırakıp anne-baba rollerinize odaklanın.

 

  • Görüşme sıklığı ve düzeni, gerçekçi ve çocukların ihtiyaçları göz önünde bulundururarak ayarlanmalı. Özellikle küçük çocuklarda daha sık görüşmeler planlanmalı.Gerçekleştirilemeyecek sözler verilmemeli, son anda iptaller olmamalıdır. 2-3 hafta arka arkaya görüşüp nedensiz haftalarca görüşmemek çocuk için zorlayıcı olabilir. Bu durumu sevilmiyorum , değer görmüyorum olarak algılayabilir.

 

  • Her iki ebeveynin evinde çocukların kendilerine ait, rahat ettikleri bir yaşam alanı oluşturulması önemlidir. Böylelikle çocuk, ebeveynlerden birinde daha az vakit geçiriyor olsa bile, ebeveynelerinin hayatında sağlam bir yeri olduğu bilir ve bu Ona ihtiyacı olan güven duygusunu verir.

 

  • Bu süreçte mümkün olduğu kadar çocuğun günlük rutini, düzeni ve alışkanlıkları değiştirilmemelidir. Okul, ev ve arkadaş çevresinin değişmesi boşanmayla ortaya çıkan sorunları arttırıp uyum sürecini yavaşlatabilir.

 

  • Çocukların anne-babalarını uyum içinde, iletişim halinde görmesi olumlu ve önemlidir. Ancak eski eşlerin çok fazla beraber vakit geçirmesi yada çiftlerden birinin hala bir araya gelme umudu ve beklentisi olması ve bunu çocuğa yansıtması, çocuk da kafa karışıklığına ve tekrar bir araya gelecekler düşüncesine neden olabilir.Bu da yeni duruma uyum sağlamasını ve hayatına devam etmesini zorlaştırabilir. Bu nedenle çiftlerin dengeli bir ilişki kurması önemlidir.

 

  • Özellikle tek ebeveynli ailelerde çocuklar erken büyümeye zorlanabilirler. Yeni oluşan aile yapısı içinde çocuklara, yaşına uygun olmayan duygusal ve fiziksel sorumluluk yüklemekten kaçının. ‘Artık sadece ikimiz varız, bana her konuda destek olacaksın,bu evin babası-annesi artık sensin’ gibi ifadeler kullanmayın.

 

  • Boşanma her ne kadar anne-baba ve çocuklarla ilgili bir durummuş gibi görünse de kültürel özelliklerimizden dolayı zaman zaman çiftlerin aileleri de sürece müdahil olabilmektedir. Aile ziyaretleri sırasında diğer ebeveyn ile ilgili kötü ve suçlayıcı ifadeler kullanmamaları konusunda uyarılmalıdır.

 

Ne zaman psikolojik destek alınmalı ?

 

Bu zor ve yaralayıcı süreçte psikolojik destek almanız hem duygularınızla hem sorunlarla baş etmenizi kolaylaştıracak; kendiniz ve çocuğunuz adına süreci daha doğru yönetmenizi sağlayacaktır. Bu nedenle boşanma kararının hemen ardından bir uzmanla görüşmenizi öneriyoruz. Bunun mümkün olmadığı ya da tercih edilmediği durumlarda  çocuğunuzun duygu ve davranış değişiklikleri konusunda hassas olun. Dikkatli ve doğru davranmanıza rağmen, çocuklar  ayrılık sürecinin zorluklarıyla baş etmekte zorlanabilirler ve bir takım psikolojik problemler yaşayabilirler.

Yemek ve uyku sorunları, okula gitmek istememe, içe kapanma

Daha önce zevk aldığı aktiviteleri yapmak istememe

Ağlama ve öfke nöbetleri

Davranış problemleri (alt ıslatma, tırnak yeme gibi)

Üzüntü ve kaygı halinin yoğunlaşması

Ebeveynlerden biriyle arasına mesafe koyma, görüşmek istememe

gibi davranışlar ortaya çıktığında vakit kaybetmeden uzman desteği almanız yararlı olacaktır. Psikoterapi desteği, çocuğunuzun yaşadığı sorunları atlatmasına ve travmatik olayın etkisinden çıkarak yetişkin hayatında daha sağlıklı ilişkiler kurmasına yardımcı olacaktır.

 

Betül ARSLAN

Psikolog Çocuk Ergen Yetişkin Aile Ve EMDR Terapisti

 

 

 

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*