CİNSEL KALİTE

Cinsel Kalite Cinsellik bir çiftin hazzı , ruhu, bedeni paylaştığı ; aidiyet, sevgi, güven gibi duyguları yoğun olarak hissettikleri en kıymetli anlardır. Cinsel duygularla partner ilişkisini , aşkla şehveti dengede tutabilen çiftler mutlu ve huzurlu olabilirler.

Cinsellik hakkında konuşma, doğru bilgilerle farkındalığı arttırma, yeniliklere açık olma, önce kendini sonra partnerini keşfetmeye çalışma, bedeni ve ruhu paylaşma ve karşılıklı saygı olursa mutlu bir ilişki olabilir. Hiçkimse için cinsellik doğuştan gelen bir yetenek değildir. Cinsellik öğrenmeyle ve keşfetmeyle gelişen bir kavramdır. Doğru cinsel bilgiyi öğrenmemiş kişiler cinsel ilişki yaşadıklarını zannederler ama kaliteli bir cinsel ilişkiyi hiç yaşayamamış olurlar.

Bu olumsuzlukların sonucunda neden sorusuna kendilerince anlam katmaya çalışırlar. Örneğin “ partnerim beni sevmiyor, çekici bulmuyor, yeterince etkilenmiyor, “ gibi cevaplar bulduklarında boşu boşuna hem kendilerini, hem partnerlerini hem de ilişkiyi zedelerler ve gün geçtikçe uzaklaşmalar olur.

Cinsel kaliteyi etkileyen diğer bir konu da Vajinismus, Erken boşalma, Ereksiyon kaybı, orgazm olamama, ağrılı cinsel ilişki gibi fonksiyonel sorunlardır.  Her bir denemede yaşanan başarısızlık hissi zamanla performans anksiyetesi dediğimiz  bir kaygı problemi haline dönüşür. Her ilişkiye “Yine aynı sorunla karşılaşıcak mıyım” düşüncesiye başladıkları için  farketmeden hazdan uzaklaşırlar ve  zamanla aynı sonuçla karşılaşmamak için isteksizlik yaşamaya başlarlar.

Böyle durumlarda öncelikle fizyolojik muayene için Ürolog veya Jinokolog tarafından probleme isim konulması çok önemli. Eğer uzman sorunun psikolojik kökenli olduğunusöylerse mutlaka cinsel terapiste danışılması gerekmektedir.

Herhangi bir fonksiyon bozukluğu yok sadece cinsellik artık bir görev haline dönüştü veya ilk günden beri öyleydi diyorsanız kaliteli bir cinsel hayatınız yok veya hiç olmadı  demektir. Yapılan araştırmalar kaliteli ilişki yaşayan çiflerin evliliklerinde daha mutlu ve daha az çatışma yaşadıklarını kanıtlar niteliktedir.

Cinsel ilişkimiz iyiydi fakat aramızdaki problemler cinsel ilişkimize de yansıdı diyorsanız öncelikle şuna bakmanız lazım. Kaliteli bir cinsel hayatınız olmadığı için mi ilişkiniz bozuldu yoksa ilişkiniz bozulduğu için mi cinsel hayatınız zedelendi. Eğer önce ilişki bozuldu diyorsanız öncelikli olarak ilişkiyi güçlendirmek gerekir.  Daha sonra Cinsel kalite çalışmaları yapılması gerekir.

Seans deneyimlerimdeki gözlemlerime göre cinsel kaliteyi ve fonksiyon bozukluklarını oluşturan  sebeplerin başında bir bireyin öğrenme gelişimini tamamlayaması gelir.  Cinselliğin yasak, ayıp, günah olarak düşünüldüğü topluluklar cinselliği öğrenemediğinden ve hurafe bilgilerden dolayı  kaliteli ilişki yaşayamazlar ve kendilerini yetersiz ve çaresiz hissedebilirler. Sorun senden , hayır senden kaynaklanıyor tartışmasına girebilirler veya sorunun üstünü örtüp yokmuş gibi davranabilirler. Ama cinsel problemler bireyin değil çiftin problemidir. Dolayısıyla kaliteli bir yaşantı için , tıpkı ilişkide olduğu gibi sorunların üstesinden gelmek için birlikte çabalamak gerekir.

Mitler ( Hurafeler )

Kaliteli ilişki için öncelikle cinselliğin doğru tanımlanması, anatominin iyi bilinmesi, cinselliğin ayıp olduğu toplumlarda cinsellikten uzaklaştırmak için anlatılan yanlış bilgilerin doğrulanması çok önemlidir. Bilişsel olarak yeniden yapılandırma ve farkındalığı arttırma çalışmaları cinsel terapinin ilk ve en önemli basamağıdır. Olumsuz aile tutumları ve akranlar arası anlatılan olumsuz cinsel deneyimler cinselliği zevksiz, acı verici, zorunlu olarak yapılması gereken bir görev olarak yansıtabilir. Veya kişilerde kaygı yarattığından kaliteli cinsel ilişkiyi ve kişilerin beden algısını etkileyebilir. Bu sebeple yaygın cinsel mitlerin doğru olup olmadığına bakmak gerekir.

Örneğin ilk cinsel lişkide vajinada patlama , kanama , acı olmaz. Bakirelik kanla ölçülmez. Kızlık zarı doğuştan ortası deliktir . Adet kanı da bu boşluktan akar. Penis boşluğa girer ve çıkar. Eğer kadın rahat olursa kanama olmaz. Eğer korkarsa ve kasılırsa zar üstünde burnunuzdaki gibi minik kılcal damar çatlaması meydana gelir. Kanama olursa da bu belli belirsiz bir sıvıdır ve farkedilmez. Aynı zamanda ilk birliktelik acılı olmaz. Vajine sulanmayla beraber genişler ve bir bebeğin çıkabileceği kadar açılır. Eğer vajina sulanmadan penis girerse tabiki sürtünmeye bağlı rahatsızlık hissi oluşabilir. Kremsiz masaj yaptığınızda bir zaman sonra hissettiğiniz duygu gibi bir histir bu.

Bilindiğinin aksine gebelik döneminde cinsel ilişkiye girilebilir. Bu bebeğe zarar vermez. Sadece bazı pozisyonlarda kısıtlama olur. Riskli hamilelik olmadığı sürece cinsel ilişkiye girilebilir. Hatta hamilelik dönemi kadının hem bedensel hem psikolojik açıdan hassas olduğu bir dönemdir. Bu dönemde eşinden her zamankinden fazla destek görmeye, sevildiğini, arzulandığını ve bu haliyle de beğenildiğini duymaya ihtiyacı olan kadın bu yaklaşımla rahatlar ve güven duygusu pekişir.

Erkek cinsel organının boyutu hiç önemli değildir. Penis boyuyla cinsel performansın ve alınan zevkin hiçbir alakası yoktur. Vajina penis boyunun şeklini alır ve alınan zevkte boyutun hiçbir etkisi yoktur.

Kadın da erkek te cinselliğe her zaman hazır değildir. Stres, hastalık, yorgunluk gibi durumlar sebebiyle ilişkiye hazır olunamayabilir ve bu da sevmemekle partneri beğenmemekle alakalı bir durum değildir ve  problem haline dönüştürülmemelidir.

Tüm fiziksel yaklaşılmar sevişme ile sonuçlanmamalıdır. Cinsel birleşme dışında keyif alınabilecek diğer yöntemler uygulanılabilir. Sevgi, güven, şefkat duygularının arttırıcak digger cinsel yakınlaşmalar cinsel kaliteyi arttırır.  Aynı zamanda her ilişki orgasm ile sonlanmaz. Iyi sevişme karşılıklı haz alabilmeye dayanır. Orgasm yaşanmaması o ilişkiden haz alınmadığı ve tatmin olmadığı  anlamına gelmez. Fakat orgazm olucak mı düşüncesine odaklanılması hazda kesinti yaşatır ve orgazm hiç yaşanamaz hale gelir.

Özetle mitler gerçeği yansıtmaz. Dolayısıyla kendi inançlarınızı once çıkarıp sonra doğru olup olmadıklarını tekrardan gözden geçirmek hem cinsel kalite hem de fonksiyon bozuklukları için çok önemlidir.

Performans anksiyetesi ve Cinsel işlev bozuklukları

Cinsel terapilerde en sık gördüğümüz, cinsel kaliteyi azaltan faktör performans anksiyetesi dediğimiz  korkudur.  Kişiler bazen yorgunluktan , bazen konsantrasyon sorunlarından, belki depresyondan veya herhangi başka bir sebepten dolayı bir kere kötü bir cinsel ilişki yaşadıklarında başarısızlık hissi hissederler. Bu  hissi bir kere hissettikten sonra eyvah çanları çalmaya başlar ve zamanla bir kaygı problemi haline dönüşür.  Eşim beni aldatacak, benden boşanacak, bende sorun var , yeterli bir kadın veya erkek değil miyim düşünceleri gün geçtikçe artmaya başlar ve bu kaygı kişide cinsel kaçınmalara sebep olur. Eşler konuşamamaya başlar. Problemle ilgili konuşamayan eşlerin partnerleri durumu anlayamadıkları için bu uzaklaşmayı anlamlandıramaz ve eşim artık beni sevmiyor mu, niye benden uzak, hayatında başka biri mi var gibi düşüncelere kapılır.

Bu sebeple erken boşalma, iktidarsızlık, cinsel isteksizlik , orgasm olamama, uyarılma bozuklukları gibi cinsel işlev bozuklukları yaşayabilirler.  Bunları yaşamamak için cinselliği görev ve baskı aracı olarak görmemek gerekir. Çünkü cinsellik penisin vajinaya girmesi ve boşalma değildir. Dokunmanın ve sevgi gösterilerinin verdiği haz boşalma duygusundan çok daha derin anlamlar içerir. Haz duygularıyla beraber beğin hormone salgılar ve kişiler işlevsel olarak hazır hale gelir fakat eğer kaygı verici bir düşünce varsa beğin hazzı hissetmez dolayısıyla kişilerin vücutları cinsel olarak işlevini tamamlayamaz.

İkincil sebepli cinsel işlevleri bozan durumlarla da karşı karşıya kalabiliyoruz. Örneğin kişi depresyon yaşıyorsa, tiksinti gibi takıntı problemleri varsa ;  tecavüz , taciz aldatılma gibi travmatik problemler yaşadıysa veya yakın çevresinin yaşadıklarına şahit olduysa ikincil olarak işvel bozukluklarına sebep olabiliyor. Böyle durumlarda öncül olarak etkileyen faktörlere yönelik bireysel çalışmalar yapılıyor olması çok çok önemlidir. Çünkü kaliteli bir cinsel ilişki için kişilerin zihinlerinin rahat olması tamamen özgürce hareket edebilmeleri gerekmektedir.

İşlev bozukluklarını diğer etkileyen faktörler kişilerin yaşadığı sağlık problemlerinden de kaynaklanabiliyor. Kullanılan bazı ilaçlar örneğin antidepresanlar, tansiyon ilaçları ve birçok ilacın yan etkileri olabilir. Düzenli kullanılan bir ilaç varsa mutlaka ilaç içeriğine bakılması ve doktora sorulması gerekmektedir. Ama önceden de bahsettiğim gibi vakti zamanında kullanılan bir ilaç sebebiyle  oluşan bir problem zamanla performans anksiyetesine dönüştüğünden kişiler asıl sebebi hiç farkedemeyebilirler. Bu sebeple cinsel öykünün ayrıntılı bir şekilde tüm koşullara da bakılarak bir uzman yardımıyla bakılması farkındalık için önemlidir.

Cinsel Kalite Vajinismus veya erken boşalma problemleri bana göre kültüreldir. Yani cinselliğin öğrenilememesi sebebiyle oluşan çok basit tedavisi olmasına rağmen cinsel kaliteyi ve ilişkiyi yıpratan en sık karşılaştığımız problemlerdendir. Vajinismus tamemen kişinin acıyacak patlıycak kanıycak kaygılarıyla kasılması sonucu oluşan refleksiv bir sorundur. Ve kişiler bu istemsiz kasılmaya ve korkuya engel olamıyordur. Erken boşalma ise kişilerin kendi denetimini öğrenememesi, başlayıp biten bir mastürbasyon hayatını alışkanlık haline getirmesi sebebiyle oluşan bir sorundur . Boşalma hissinin geldiği an hangi an, durdurma yöntemleri neler, sure nasıl uzatılır gibi öğretiler ile aslında çözümü pabittir fakat yine performans anksiyetesi sebebiyle kişiler bu tarz fonksiyonel problemlerle karşılaştıklarında ya kaçma, kaçınma erteleme davranışları sergilemektedir ya da internetten yada çevrelerinin tavsiyelerine uyarak daha da durumu travmatik hale getirmektedirler. Özetle fonksiyon bozukluklarının tedavisi vardır ve ertelenmeden önce ürolog ve jinokologlara danışılmalı, eğer psikolojik kökenli bir problemse cinsel terapistlere danışılmalıdır.

 

Cinsel Kalite için tavsiyeler

Öncelikli olarak iyi bir cinsel ilişki için bireylerin kendi vücutlarını tanımaları, barışık olmaları gerekmektedir.  Her insan aynı değildir ve kişiler normal ilişkilerinde de cinsel ilişkilerinde de kendilerini partnerlerine tanıtmaları gerekmektedir.  Bu sebeple partnerle gerçek bir diyalog kurup nelerden hoşlandığınız, nelerden hoşlanmadığınızı açıkça paylaşmanız gerekmektedir. Diyalog kurarsam kırılır, üzülür alınır veya kızar diye kaçıngan tavırlarda bulunmak daha iyisini hiç bir zaman elde edememek demektir.

Kadınların partnerleriyle birlikte yapmaktan en çok hoşlandıkları eylemlerden biri sohbet etmektir. iletişim kurabilmek ve konuşmak kadınlar için adeta bir terapi gibidir. Yani kadınların rahatlatmak, gevşemek, sevildiklerini ve önemsendiklerini anlamak ve partnerlerine yakınlaşabilmeleri için en çok ihtiyaç duydukları araçtır. Bu nedenle kadınlar direk cinsel ilişki yaşamaktansa , konuşmayı uzatarak samimiyeti sağlamaya ve güven inşa etmeye çalışırlar. Kadınların cinselliği de tıpkı büyük keyif aldıkları sohbet edişleri gibidir. Diğer bir değişle, erkeklerin cinselliğinden bir hayli farklı olan kadınların cinsel bakış açısı, sonuç odaklı gitmeyen , tanımak ve tanışmak için yapılan bir sohbetten farksızdır. Bu nedenle, kadınların c,insel arzularını arttırmanın ve cinselliği tam anlamıyla yaşamalarını sağlamanın en iyi yollarından biri onlara zaman ayırmak, hoş dakikalar yaşatmaktır.

Cinsel isteksizlik yaşayan ve kalitesiz cinsel ilişkilere baktığımızda hayat düzenleri çoğu zaman aynı oluyor. İşten eve gelip, yemek yeyip, televizyon seyredip, çocuklar yattıktan sonra yorgunluktan tükenmiş ve uykulu bir şekilde yatak odasına gidip aynı başlayıp aynı biten sadece boşalma odaklı ilişkiler her gün makarna yemek gibidir.

Kaliteli bir lişki için iki kişinin de aktif ve istekli olacağı zamanları konuşarak bulması çok önemlidir.  Yani randevulaşmak gerekir. Bununla beraber zaman , mekan , pozisyon değişimi mutlaka olmalıdır. Iki tarafın da aktif olabilmesi için kişilerin pozisyonları öğrenmesi ve sevdikleri pozisyonları birbirleriyle paylaşmaları ve iki tarafın da kabul edeceği pozisyonları bulmaları gerekmektedir. Ilişkiyi başlatırken hadi odamıza gidelim cümlesini kullanmak yerine kişilerin ilişki öncesi haz çalışmaları adı verdiğimiz yakınlaşmak adına romantik dakikalar geçirmesi iki kişinin de cinselliğe hazırlanma sürecini pozitif etkilemektedir.

Cinsel Kalite; Uygun ortam sağlamak hem mekanın değişimi için hem de rahat hareket etmek için önemlidir. Yan odada veya odanızda çocuklarınız varken, ebeveynlerinizle aynı evi paylaşırken cinsel ilişkide rahat olunamaz. Bu sebeple uygun ortam oluşturmak için ya evin boş olduğu vakitler değerlendirilmeli ya da vakit yaratırmalıdır. Unutmayın ki birkaç saat çocuğuklarınızı arkadaşlarının evlerine göndermek veya başkalarına emanet etmek hem onların sosyalleşmesini katkı sağlar hem de eşinizle olan pozitif etkileşiminiz onların ilerki zamanda kendi eşleriyle olan yaklaşımlarında rol model olacaktır.

Cinsel ilişkide mekan, renkler ve kokular çok önemlidir. Bulunduğunuz mekanın ışık, ses, dokunma, ve digger duygu yüklü ayrıntıları zevk vermeye yönelik olmalıdır. Kırmızı bir yastık, gül ya da sandal ağacı gibi afrodizyak etkisine sahip kokular, mumlar partnerinizi karşılaştığı ortama hazırlamak ve daha kolay adapte olmasını sağlar.

İlişki öncesi haz çalışmalarının öneminden bahsetmiştim. Bunun yanı sıra aşk oyunları oynamak ilişkiye heyecan katar. Ara sıra partnerin kulağına fısıldanan kışkırtıcı sözler ilişkiyi beğinde başlatır. Çünkü kadınlar duyduklarından, erkekler ise gördüklerinden daha fazla tahrik olurlar. Partnerinizi ne kadar arzuladığınızı anlatın ve onunla ne yaşamak istediğinizi pozitif şekilde anlatın. Gün içersinde mesajlar gönderin ve ona olan arzularınızı , sevginizi gösterin.

Cinsel Kalite; Hayal gücünün canlı tutulması gerekir. Uzun sureli ilişkilerde ilk günkü heyecanı ve keşfetme güdüsünü canlı tutabilmek için zihninizde birlikte paylaştığınız güzel anları canlandırmanı gerekiyor. Hafızanızı kurcalayıp bu anları yeniden yaşamak duygusal olarak ona kendinizi daha yakın hissetmenizi sağlar. Diğer taraftan fiziksel olarak da onunla bir şeyler paylaşma isteğiniz ilk günkü seviyesine döndürür.

Terapide ciflerden duyduğum sık cümlelerden biri de fantazilerimiz çok ütopik ve yaşanması imkansız denir. Fakat fanteziler illa aynı şekil ve şemalde yaşanılmak zorunda değildir. Fanzetizeri anlatmak , o an yaşıyormuş gibi hayal etmek kişilerin beğenilme, arzulanılma duygularını tatmin ettiği için daha heyecanlı bir ilişki kurmanızı sağlar.

Kışkırtıcı heyecanlar, yaramazlıklar ve merak uyandıran yenilikler varsa, cinsellik inanılmaz keyifli bir eyleme dönüşebilir. Alışkanlık oluştuktan sonra cinselliğin temposu yavaşlıyor ve eski şehvet yaşanmaz hale geliyor.

Hayat şartları, ekonomik krizler, iş yerinde yaşanan stress gibi faktörler çiftlerin içlerindeki ateşi söndürebiliyorlar. Ancak cinsel hayatın monotonlaşması kader değil. Bu durumu değiştirmek için kişinin kendi isteklerini ifade etmesinin yanında odak noktasını partnerine zevk aldırmak olarak belirlemesi ve onun zevk eşiğini keşfetmesi gerekiyor. Keşif, şehvet derecesinin her daim yüksek tutulmasını sağlyabiliyor. Bu nedenle çiftlerin cinsellik için mutlaka zaman ayırması gerekiyor. Cinsellik yaşandıkça, cinsel arzu ve istekler, partnere olan tutku devam edebiliyor.

Cinsel Kalite; Kaliteli  ilişki iletişim ve güven gerektirir. Partnerinizi zihin ya da vücut dili okuyucusu sanmak büyük bir hatadır. Ona isteklerinizi söylemeniz  ve nasıl yapması gerektiğini göstermeniz gerekir. Eğer eşinizle bu konuları konuşmaya alışkın değilseniz yavaş yavaş bu konuları konuşmaya adım atmanız gerekiyor. “ böyle daha iyi hissediyorum” ya da “ bu sandığın gibi iyi gelmiyor” şeklinde partnerinizin anlamasına yardımcı olabilirsiniz. Ama burda dikkat edilmesi gereken ince bir çizgi var. Karşınızdakini suçlayıcı ,eleştirel bir şekilde cümle kurup yetersiz hissettirmemeniz çok önemli. Daha çok ben diliyle konuşmaya çalışın. Böylece partnerinizin nasıl hissettiğini, neyin iyi neyin kötü geldiğini sürekli olarak konuşmanıza gerek kalmayacaktır. Bu sırada onun konuşmasına izin vermeli, siz de dikkatli bir şekilde gözlem yapmalısınız.

 

Uzman Psikolog Özge Soner

Kaynakça

  1. Vajinismus’un Üstesinden Gelmek – Dr. Cem Keçe
  2. Erken Boşalma’nın Üstesinden Gelmek – Dr. Cem Keçe
  3. Boşalma, Orgazm, Cinsel Doyum –Dr. Cem Keçe
  4. İktidarsızlık – Op. Dr. Zuhal Akalın; Dr. Cem Keçe
  5. Evlilik Terapisi ve Cinsel Terapiyi Bütünleştirmek – Gerald R. Weeks & Larry Hof
  6. 10 Adımda Erken Boşalma Tedavisi – Dr. Cem Keçe; Psk. Yaşam Yanardağ Çelik
  7. Kadınlarda Orgazm Olma Yöntemleri – Julia Heiman; Leslie Lopiccolo; Joseph Lopiccolo
  8. Vajinismus ve Erken Boşalmada Değerlendirme, Tanı ve Tedaviler – Doç. Dr. Doğan Şahin; Prof. Dr. Arşalyus Kayır
  9. Cinsel Sorunlara Genel Yaklaşım (Cinsel İşlev Bozuklukları Monograf Serisi 1) – Dr. Nesrin Yetkin; Dr. Cem İncesu
  10. Cinsel Sorunlar ve Tedavileri El Kitabı – Patricia Gillan
  11. Cinsellik-Dr.Lynne Low
  12. Erken Boşalma Tedavi Teknikleri- Dr. Ali Gökkaya
  13. Cinsel Terapi Elkitabı- Helen Singer Kaplan

 

×

Merhaba!

WhatsApp'ta soru sormak veya bize bir e-posta göndermek için aşağıdaki temsilcilerimizden birini tıklayın (E-Mail Adresimiz: psikolojielika@gmail.com)

× Nasıl Yardımcı Olabiliriz?