EMDR ile Panik Atak Tedavisi

Panik Atak ve EMDR

Gerçek bir korku faktörü olmamasına rağmen, kişinin ansızın sebebini anlayamadığı yoğun korku, dehşet duyguları yaşamasına Panik Atak denmektedir. Bir çeşit yanlış alarm tepkisinden söz edilebilir.

Panik Atak ve Işık Hızında İyileşme için EMDR Terapisi!

Gerçek bir korku faktörü olmamasına rağmen, kişinin ansızın sebebini anlayamadığı yoğun korku, dehşet duyguları yaşamasına Panik Atak denmektedir. Bir çeşit yanlış alarm tepkisinden söz edilebilir. Beklenmedik olması ciddi kaygı yaratır. Daha sonrasında panik atak yaşama beklentisi ile kişide kaçma, kaçınma tepkileri ortaya çıkar. Hayat kalitesi düşer. İşlevsellik azalır.

EMDR ile Panik Atak Tedavisi;

Panik Atak Terapisi için; danışanın geçmişi, ilk panik atağın ne zaman ve nasıl başladığı detaylı incelenir. İlk panik atak yaşandığı sırada nasıl tepki verildiği, ne düşünüldüğü, nasıl davranıldığı, öncesinde ve atak sonrasında nelerin olduğu araştırılır.

Kişinin yaşadığı ilk panik atağa nasıl anlamlar yüklediği, nasıl açıkladığı ele alınır. Pek çok kişi “ölüyorum, boğulacağım, çıldırıyorum, deliriyorum, aklımı kaçırıyorum, kontrolü kaybediyorum, kalp krizi geçiriyorum, bende çok kötü bir şeyler oluyor,…” biçiminde algılar.  Yaşanan fiziksel panik belirtileri, olaya verilen anlamlarla daha da yoğunlaşabilir. Söz konusu olumsuz düşünceler, inançlar panik atağın yaşandığı anda çok güçlüdür. Sonrasında devam edip etmediğinin terapide araştırılması gerekir.

Panik Atağın kişinin yaşamını ne ölçüde etkilediği ele alınır. Nöbetle ilişkilendirilen yerlerden, ortamlardan, durumlardan kaçınma var mı? Araştırılır.

Panik atakla ilişkilendirilen beden duyumlarına yönelik hassasiyetlere bakılır. Terleme, sık nefes alma, nefes nefese kalma, sıcaklıkla ilgili hassasiyetlere kişinin nasıl tepki verdiği anlaşılmaya çalışılır.

Panik atak terapisi için gelen kişiden doktor onayı alınması gerekebilir. Panik belirtilerinin başka herhangi bir tıbbi bozuklukla ilgisinin olmadığının bilinmesi gerekir. Fiziksel bazı hastalıkların (Tiroid, akciğer, kalp hastalıkları, vd…) dışlanması gereklidir. Eğer bazı fiziksel hastalıklar varsa bunların terapi sürecinde dikkate alınması önemlidir.

Panik atakla birlikte ortaya çıkan başka psikolojik sorunlar var mı? Bakılmalıdır.  Panik atak yaşayan pek çok kişide uyku bozuklukları, kaygı sorunları, obsesif kompulsif bozukluk OKB (takıntı hastalığı), depresyon, fobi, psikolojik, fiziksel travmalar, kişilik bozuklukları birlikte görülmektedir.

Panik atak şikayeti ile başvurulsa bile; bir arada bulunan psikolojik sorunların incelenerek hangisine öncelik verileceğinin netleştirilmesi ve planlanması gereklidir. Eğer panik atak öncesinde önemli bir travmatik olay varsa bu durum dikkate alınır.

Panik atak yaşayan kişinin aile ve sosyal çevresinin incelenmesi gereklidir. Danışanın kiminle yaşadığı, yalnız olup olmadığı, kimin destek verdiği, terapi sürecinde kimden destek alabileceği araştırılır. Terapi sürecinde destek verecek kişinin, danışanla beraber gerekirse görüşmeye gelmesiyle ilgili sıkıntı olup olmadığına bakılır. Bazen onay istenebilir.

Göz Hareketleri ile Sistematik Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Terapisine geçilmeden önce danışanın ilk panik ataktan bu güne başka panik atak yaşayıp yaşamadığına bakılır. Ataklar hangi sıklıkta oldu? Panik nöbetlerinde en kötü olan hangisiydi? Panik atakları nelerin tetiklediğine dair bilgiler, şüpheler, tetikleyiciler not edilir. En yakın tarihte yaşanan panik atağın anlatılması istenebilir. En kötü panik atağı, kötü yapan neydi? İlk panik ataktan önceki yıllarda kişinin hayatındaki önemli değişimler sorulur.

Daha önce panik atak ve başka psikolojik sorunlara dair terapi, danışmanlık hizmeti alındı mı? İlaç tedavisi var mı? Ayrıntılı not alınır.

EMDR ile Panik Bozukluk Terapisine hazırlık çalışması;

  • Korku, kaygı, panik sorunlarına yönelik psikoeğitim verilir.
  • Kaygı ile baş etmeye yönelik farkındalık eğitimi yapılır. Kaygının fiziksel, psikolojik, düşünsel düzeydeki belirtileri, düşünceyi durdurma, kendi kendine olumlu konuşma, diyafram nefesini kullanma gibi beceriler ele alınır.
  • EMDR işlemesi esnasında stabilizasyon için gerekli; “ güvenli yer, konteynır, kas gevşetme…” becerileri öğretilir.
  • Korkuların, panik atakların, tetikleyicilerin rahatsızlık verme düzeylerine göre sınıflaması yapılır.
  • Danışana EMDR Terapisi hakkında bilgi verilir. Terapi planlanır. Danışanın durumuna göre; tetikleyicilerden başlanabileceği gibi İlk panik atak ile de terapiye başlanabilir. Eğer panik ataktan önce yaşanan travmatik bir olay/süreç var ise o olay/süreçten de terapiye başlanabilir. Terapist ile danışan arasında güvenli bir ilişkinin kurulmuş olması beklenir.
  • Zaman zaman panik ataklara yönelik işlemelerden, geçici olarak yaşanacak rahatsızlıklardan kaçınma davranışları ortaya çıkabilir. Danışanın yaşadığı rahatsızlıkları terapistine açmasıyla çözümler bulunur ve süreç ilerler.

Diğer Yazımız ;

Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)

 

Panik Atak

Panik Atak Nedir?

Çevrenizdeki kişilerin “Bende panik atak rahatsızlığı var.” dediğini duymuş olabilirsiniz ancak aslında “Panik Atak” tek başına tanımlanmış bir rahatsızlık değildir, birçok rahatsızlığın belirteci sayılmaktadır. Panik ataklar sıklıkla majör depresyon, bipolar depresyon ve kaygı bozukluklarıyla ilişkilidir.

 

Panik Atak

Panik atak, kişide ansızın ortaya çıkan ve dakikalar içinde artan, yaklaşık olarak 10 dakika süren yoğun bir korku dönemidir. Bu korku dalgasının nerede ve ne zaman ortaya çıkacağı belirsizdir. Kişi, bu yoğun korku dalgası sırasında göğsünde ağrı hissedebilir ya da kalp krizi geçirmekte olduğunu düşünebilir, nefes almakta zorluk çekebilir. Baş dönmesi ya da sersemlik hissi eşlik edebilir. Panik atak sırasında kişinin vücudunda adrenalin salgılanışında artış gibi bazı biyolojik değişiklikler olur ve bu değişiklikler kişinin “ölmek üzereyim” hissini pekiştirir. Yaklaşık 1 saat içinde bu belirtiler kaybolur. Aslında panik atak hayatı tehdit edici özellikte değildir ama kişinin hayatını olumsuz yönde etkileyebilir.

Çevrenizdeki kişilerin “Bende panik atak rahatsızlığı var.” dediğini duymuş olabilirsiniz ancak aslında “Panik Atak” tek başına tanımlanmış bir rahatsızlık değildir, birçok rahatsızlığın belirteci sayılmaktadır. Panik ataklar sıklıkla majör depresyon, bipolar depresyon ve kaygı bozukluklarıyla ilişkilidir.

 

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

DSM – 5’e göre, kişinin panik atak geçirdiğinin düşünülmesi için ansızın ortaya çıkan yoğun korku döneminde aşağıdaki belirtilerden 4 ya da daha fazlasının olması gerekir:

  • Çarpıntı, kalp sıkışması ya da kalp atış hızında artış
  • Terleme
  • Titreme ya da sallanma
  • Nefes darlığı ya da soluğun kesilmesi hissi
  • Boğulma hissi
  • Göğüs ağrısı ya da göğüste rahatsızlık hissi
  • Mide bulantısı ya da karın ağrısı
  • Baş dönmesi, sersemlik, düşecekmiş ya da bayılacakmış hissi
  • Ürperme ya da sıcak basması
  • Uyuşma ve karıncalanma hissi
  • Derealizasyon (Gerçekdışılık hissi) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma)
  • Kontrolü kaybetme ve çıldırma korkusu
  • Ölüm korkusu

 

Panik atak, kişi öncesinde sakin bir ruh halindeyken ya da zaten kaygılı bir durumdayken aniden meydana gelebilir. Amerikan Psikologlar Derneği (APA) iki tür panik atak arasında ayrım yapmaktadır:

– Beklenen Panik Atak

Bu panik atak türü belirli bir korku ile ilişkilidir ve kişi korktuğu durumla karşılaştığında ya da karşılaşma ihtimali olduğunda ortaya çıkabilir. Örneğin, kapalı alan korkusu olan birinin asansörde panik atak yaşaması beklenebilir.

– Beklenmedik Panik Atak

Bu panik atak türü beklenmedik bir anda ve yerde, çoğu zaman görünürde belirli bir nedene bağlı olmaksızın ortaya çıkabilir.

 

“Panik Atak”ın Tetikleyicileri Var mıdır?

Evet, panik atağın tetikleyicileri olabilir. Bunların bir kısmı kişi tarafından ayırt edilmiş ve ilerisi için ipucu olarak görülebilecek belli tetikleyicilerdir, örneğin uçak yolculuğundan korkan birisi için uçak görüntüsü kendisinde paniğe neden olabilecek belli bir tetikleyicidir. Bazı tetikleyiciler ise kişi tarafından ayırt edilemiyor olabilir, bu tetikleyiciler çoğu zaman bir klinisyenle yapılan görüşmelerde açığa çıkarlar.

 

“Panik Atak”ın tetikleyicileri nelerdir?

Panik atağın tetikleyicileri içsel ve dışsal olabilir.

İçsel tetikleyicilerin bazıları şunlardır:

– Beden ritminde değişiklik

Bir aktivite gerçekleştirirken vücutta meydana gelen zararsız fizyolojik değişimlerin zararla ilişkili yorumlanması kişide paniğe neden olabilir. (Merdiven çıkarken nabzının yükselmesinin kişi tarafından yanlış yorumlanıp kalp krizi belirtisi olarak düşünülmesi ve bunun paniğe neden olması gibi)

– Duygu durumda değişiklik

Bazı duygular kişi için kabul edilemez olup, deneyimlendiklerinde kişide paniğe neden olabilir. (Öfke duygusu hisseden kişinin tansiyonunun yükselmesi ve bu durumun kişide felaket etkisi yaratarak paniğe neden olması gibi)

– Vücut sıcaklığındaki değişim

Vücut sıcaklığındaki olağan değişimler gibi bedensel uyarımlar bir korku unsuru olarak görülüp kişide paniğe neden olabilir. (Hava sıcak olduğu için terleyen kişinin bu durumu katastrofik şekilde yanlış yorumlamasının kişide paniğe neden olması gibi)

 

Dışsal tetikleyicilerin bazıları şunlardır:

– Sıcak ya da “boğucu” atmosfer

Fazla sıcak, basık ya da boğucu ortamlar

– Bazı kokular

Keskin ve rahatsız edici kokular nefes almayı zorlaştırarak kişide paniğe neden olabilir. (Doğal gaz kokusu vb.)

– Işık

Karanlık bir ortamda bulunmak ya da bulunulan ortamdaki ışık kaynağının aniden kapanması kişide yoğun bir korkuya neden olabilir.

– Yüksek ses

 

Panik Atak ve Panik Bozukluğu Aynı Şey midir?

Günlük dilde “Panik Atak” çoğunlukla “Panik Bozukluğu” ile aynıymış gibi kullanılsa da bu ikisi farklı şeylerdir. Yukarıda da değinildiği gibi “Panik Atak” tek başına tanımlanmış bir rahatsızlık değildir, başka rahatsızlıkların bir belirtecidir. “Panik Bozukluğu” ise tanımlanmış ve belli kriterleri olan bir psikolojik rahatsızlıktır.

 

Panik Bozukluğu Nedir?

Kişide “Panik Bozukluğu” olduğunun düşünülebilmesi için son bir ayda en az bir panik atak geçirmiş ya da yoğun bir şekilde tekrar bir panik atak geçirme korkusu yaşıyor olması gerekir. Panik Bozukluğu olan kişiler, başka bir atak geçirme ihtimallerine ilişkin oldukça endişeli bir beklenti içine girerler. Buna ek olarak, yeni bir panik atağı tetikleyebileceğini düşündükleri durumlardan kaçınma davranışı geliştirirler.

 

Yardım Almalı mısınız?

İstatistikler, toplumun yaklaşık üçte birinin hayatlarının bir döneminde bir kez panik atak geçirdiğine işaret etmektedir. Bazı kişilerde panik atakların kendiliğinden geçtiği ve tekrarlamadığı görülmektedir. Ancak tekrarlayan panik ataklarınız varsa ve tekrar panik atak geçirebileceğinize ilişkin yoğun bir kaygı hissediyorsanız Panik Bozukluğu yaşıyor olabilirsiniz. Panik bozukluğu zamanla iyileşmez. Profesyonel bir yardım almazsanız bu durum günlük yaşamınızı olumsuz etkileyecektir. Panik Bozukluğu devam ederse kişide depresyon ya da alkol/madde kullanımına ilişkin sorunlar gelişebilir.

Panik atakların görünür bir nedeni saptanamasa bile taşınma, iş değiştirme, evlenme, çocuk sahibi olma gibi büyük değişikliklerin atakları tetikleyebileceği düşünülmektedir; bunların terapide ele alınması hayat kalitenizi artırabilir. Ayrıca Bilişsel Davranışçı Terapi sizin kaygınızı azaltacak beceriler edinmenize ve duygularınızı ifade etmek için yeni yollar geliştirmenize yardımcı olabilir. Korkuyu tetikleyen duygu ve düşüncelerinizi gözden geçirerek kaygıyla nasıl başa çıkabileceğinizi keşfetmenizi sağlayabilir. Kontrollü nefes alıp verme gibi teknikler de destekleyici olabilir.

 

Yararlanılan kaynaklar:

–          DSM – V

–          Hoşça Kal Panik (Prof. Dr. Erhan Bayraktar)

–          Panic Attacks and Panic Disorder (https://www.mayoclinic.org)

–          The Basics about Panic Attacks (http://www.anxieties.com)

–          Panic Disorder, Assessment and Treatment Through a Wide Angle Lens (Frank M. Dattilio & Jesus A. Salas-Auvert)

 

Panik Atak ile Nasıl Baş Edilir

Panik atak sırasında neler yaşanır?

Belirtilere bir tehlike beklentisi veya sonunun geldiği düşüncesi ve atağın ortaya çıktığı ortamdan kaçma dürtüsü de çoğu kez eşlik eder. Panik atağın temel özelliği; bedensel ve duygusal belirtilerden en az dördünün bulunduğu, şiddetli bir korku ve huzursuzluk ile karakterli bir süreçtir.

  • Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma,
  • Kontrolünü kaybedeceği ya da delireceği korkusu,
  • Çarpıntı,
  • Nabzın artması,
  • Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi,
  • Nefes darlığı ya da boğulacakmışım gibi olma,
  • Terleme,
  • Titreme ya da sarsılma,
  • Bulantı ya da karın ağrısı,
  • Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları,
  • Uyuşma ve karıncalanmalar,
  • Gerçek dışılık duyguları ya da benliğine yabancılaşma,
  • Ölüm korkusu.

Belirtilere bir tehlike beklentisi veya sonunun geldiği düşüncesi ve atağın ortaya çıktığı ortamdan kaçma dürtüsü de çoğu kez eşlik eder. Bir panik atak sırasında belirtilerin hepsi görülmeyebilir. Panik atağın temel özelliği; sıralanan bedensel ve duygusal belirtilerden en az dördünün bulunduğu, şiddetli bir korku ve huzursuzluk ile karakterli bir süreçtir.

Panik atak-panik bozukluğu dışında; “aşırı ve anlamsız bir korku hali” olarak tanımlanan; fobiler, tiroid hastalıkları, (hipertirodi ve guatr gibi) bir kalp kapakçığı bozukluğu, diabet, epilepsi, (sara) astım, koroner arter hastalığı ve diğer bazı fiziksel hastalıklar panik atağın görüldüğü durumlar arasındadır.

Alkol, esrar, kokain, uyarıcı ilaçlar ve diğer bazı maddelerle ilgili olarak da panik atak görülebilir.

Panik bozukluğu bulunan kişilerin bazıları gerginliklerini alkolle veya bağımlılık yapabilen ilaçlarla gidermeye çalıştıkları için, zamanla alkol ya da ilaca bağımlı duruma gelebilirler. Sorunlarına bir de “madde bağımlılığı” eklenebilir.

Panik ataklarını kontrol altına almayı öğrenmek

Bilişsel Davranışçı Terapi ile panik nöbetlerini ortaya çıkaran olumsuz inanç ve düşünceler incelenir. Danışanın panik nöbetlerine yönelik olumsuz tutum ve algıları, beklentileri danışanla birlikte gözden geçirilir.

Panik bozukluk esnasında yaşanan fizyolojik değişimleri danışanın fark etmesine, kas gerginliği, yüzeysel ve sık nefes alma sorunlarını tanımasına yardım edilir. Danışan nefesini nasıl kontrol edebileceğini öğrenir.

Kas gerginliğini azaltma, gevşetme egzersizleri ve üstüne gitme egzersizlerini uygulama öğrenilir.

EMDR yani Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Terapisi de panik bozukluk terapisinde etkin olarak kullanılmaktadır. Kişinin geçmişteki travmatik, korkutucu, panik duygusunu yaşadığı deneyimler ele alınır.

Geçmişten gelen; öğrenilmiş çaresizlik, güçsüzlük, yetersizlik, kontrolü kaybetme gibi kendine yönelik olumsuz inançları EMDR terapisi ile etkin biçimde yerini daha olumlu inançlara bırakmaktadır. Olası panik atakdurumları gelecek senaryoları ile işlenebilmektedir. Kişinin güçlenmesi için öz kaynaklarına vurgu yapılabilmektedir. Başa çıkış güçlendirilmektedir.

Aşırı soluk alıp vermeyi nasıl kontrol altına alacaksınız?

Panik atağı sırasında nefes darlığı ve boğulacakmış gibi olma yakınmaları olur. Aşırı soluk alıp vermeye başlanır. Panik atağın kişi tarafından daha yoğun bir düzeyde yaşanmasına yol açar. Oysaki solunum, istemli olarak kontrol edilebilecek bir işlevdir ve bunun yapılabilmesi halinde panik atağı kontrol altına almak mümkündür.

Günün değişik zamanlarında, bir dakikada kaç kez yaptığınızı saptayınız. Bir kişi istirahat anında dakikada ortalama 10-12 kez soluk alıp vermektedir. Eğer hasta bundan daha fazla sayıda soluk alıp veriyorsa, bu sayı mutlaka azaltılmalıdır.

Panik atağın ilk belirtileri fark ettiğinizde; yavaş solunum tekniği

  • İstirahat durumuna geçiniz.
  • Nefesinizi tutup, 1001, 1002, 1003 bu şekilde 1010’ a kadar sayın. Toplam 10 saniye eder.
  • 1010’ a geldiğiniz zaman nefes verip, kendinize “rahatla, gevşe” komutu veriniz.
  • 3 saniye nefes alınız, ardından 3 saniye nefes veriniz ve nefes alıp vermeyi bu tempoyla sürdürünüz. Böylece dakikada 10 solunum yapmışolacaksınız. Her nefes verişte “rahatla, gevşe” komutunu tekrarlayınız.
  • Her 1 dakika sonunda, 10 saniye boyunca nefesinizi tutup, daha sonra 3’ er saniyelik döngülerle solunumunuza devam ediniz.
  • Panik atağı hafifleyinceye ya da ortadan kalkıncaya kadar bu alıştırmaya devam ediniz.
  • Bunları yaptığınız zaman, belirtiler 1-2 dakika içinde hafifleyecek ve panik atağını yaşamayacaksınız. Yavaş solunum tekniği uygulayarak, panik ataklarınızı her zaman kontrol altına alabilirsiniz.

Panik atak hakkında bilinmesi gerekenler;

Panik atağı sırasında insanların öldüklerine delirdiklerine ya da kontrol dışı davranışlarda bulunduklarına ilişkin hiçbir tıbbi bilgi yoktur. Bu nedenle atak sırasında; bunun ölümcül olmadığını, delirmeye yol açmayacağını, kontrol dışı davranışların ortaya çıkmayacağını, bunların sadece duygusal sınırda kalacağını ve atağınızın eninde sonunda geçeceğini kuvvetle düşünmelisiniz.

Panik atağı, kişiyi hem bedensel hem de duygusal yönden aşırı derecede zorlayan bir yaşantıdır. Bu nedenle utanmayınız ve başkalarının yanında küçük düşeceğinizi düşünmeyiniz. Bu atağı ancak yaşayan birisi bilebilir.

Panik atağı sırasında görülen nefes alamıyormuş ve boğulacakmış gibi olma durumu kişiyi çok zorlar. Buna önlem olarak hasta aşırı derecede soluk alıp vermeye başlar. Bu ise; panik atağı sırasında ortaya çıkan belirtilerin en önemli sebebidir. Bu nedenle aşırı soluk alıp vermenin kontrol altına alınması, panik atağınızla başa çıkmada çok önem taşımaktadır.

Atak geçirme kaygısıyla yalnız kalmama, tek başına sokağa çıkamama, kalabalık yerlere girememe gibi davranışların gelişmesine izin vermeyiniz. Panik bozukluktan önce neleri yapabiliyorsanız, onları yapmayı sürdürmelisiniz.

Panik atak; yineleyici bir yapıdadır ve herhangi bir zaman veya mekânda aniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedavi sürerken ve durumunuz iyi gidiyorken bile atak yaşayabilirsiniz. Bu durum; iyi tedavi edilmediğiniz anlamına gelmez. Panik bozukluğun hal ve gidişi böyledir.

İlk ataktaki etkilenme dereceniz ile daha sonraki ataklardaki etkilenme dereceniz aynı olmayabilir. Yani daha deneyimli, daha pişkin ve nöbetin sonunda geçeceğine yönelik bir tutum geliştirebilirsiniz.

Panik Atak başladığında belirtilerin en yoğun yaşandığı süre ilk 10 dakikadır. Herhangi bir sağlık kurumunun acil servisine ulaşıncaya kadar atağınızın hükmü geçer. Bu açıdan hekime ya da hastaneye yakın olmanızın bir anlamı yoktur. Aksine hastalığınızla savaşabilmek için buralardan uzak durmalısınız. Aynı nedenle, çok gerekmedikçe hastaneye yatırılmanız da gerekmez.

İlaç tedavisi ile panik atakların kontrol altına alınması kolaydır. Panik atakların sayısı, süresi ve şiddetinde belirgin bir azalma elde edilir. Ancak sadece ilaçlar yeterli olmaz. Mutlaka hekiminizden, alanında yetkin bir Psikolog/Terapistten Panik Atak, Panik Bozukluk ile başa çıkma yöntemlerini öğrenmeli ve uygulamalısınız.

Atak geçirme kaygısıyla, bağımlılık yapan ilaçların aşırı ve de gereksiz kullanımından kaçınınız.

Özellikle alkolden uzak durunuz.

Panik bozukluk bir kalp hastalığı değildir.

Panik bozukluk, ölüme yol açan bir hastalık değildir.

Panik bozukluk, bir akıl hastalığı değildir, akıl hastalığına da dönüşmez.

 

×

Merhaba!

WhatsApp'ta soru sormak veya bize bir e-posta göndermek için aşağıdaki temsilcilerimizden birini tıklayın (E-Mail Adresimiz: psikolojielika@gmail.com)

× Nasıl Yardımcı Olabiliriz?