Umutsuzluk, Uykusuzluk Hastalığı Depresyon

Derin bir üzüntü ve çökkün duygu durumu en önde gelen belirtidir. Depresif olan kişiler; kendilerini çaresiz, hiçbir şeye ilgi duymayan, zevk alamayan, güçsüz, isteksiz, yetersiz olarak algılar.  Önemli belirtilerden biri; kendilerine, hayata, insanlara yönelik gizli ya da açıkça fark edilen umutsuzluktur. Öylesine boş vermiş, kendilerini bırakmış görünürler ki, gören kişiye de kendi karamsarlıklarını aktarabilirler. Yaşam enerjileri adeta sönmüş bir balon gibidir. Yerlerinden kıpırdamayı dahi istemezler.

Depresyonda hem zihinsel işlevlerde bir yavaşlama hali mevcuttur. Hem de fizyolojik işlevlerde bozulmalar ortaya çıkabilir.

Depresyonda olan kişinin düşünce işlevleri yavaşlar. Konuşması oldukça yavaştır. Konuşmaktan bile yorulurlar. Dikkat yetileri, sabun köpüğü gibidir, çabucak dağılıverir. Bellek işlevleri zayıflar. Olumlu, zevk veren yaşantı ya da başarılar genellikle anımsanmaz. Seçici olarak kişinin dikkati ve belleği olumsuz yaşantılara, yetersizlik durumlarına odaklanır.

Benliğin karar verme, problem çözme becerileri, yaratıcı işlevler genellikle baskılanır. Depresyonda olan kişinin zihni, seçenekleri göremez. Görse bile gerçekleştirmeye gücünün yetmediğine inanır. Başaramayacağına, umudun olmadığına, yetersizliğe ve güçsüzlüğe olan inanç o denli yoğundur ki, kişinin cesareti ve gücü kaybolur. Karamsarlık seçeneksizlik hissini besler.

Depresyondayken Karar Almak…

Üzüntü, keder, acı, hüzün, melankoli ve suçluluk duyguları o denli yoğun yaşanır ki, adeta zihnin elektriği kesilmiş, karanlıkta kalmıştır. Yoğun, acı verici duygular kişinin nesnel gerçekliği algılamasını çarpıtır. Bu nedenle depresif atakların yoğun olduğu dönemlerde ciddi, hayati kararların alınmamasını öneririz. Böyle dönemlerde, ölüm fikirlerinde artış görülür. Ölüm; acıdan depresyondan kurtulma isteği olarak ortaya çıkabilir. Boşlukta hissetme, ağlamaklı olma öznel yaşantılar olsa da başkaları tarafından da bazı belirtiler gözlemlenir.

Depresyonun fizyolojik etkilerine gelince; çökkün duygu durumun ilk etkilediği sistemlerden biri, sindirim sistemidir. İştahta aşırı artma ya da aşırı azalma, iştahsızlık ortaya çıkabilir. Sindirim işlevlerinde bozulmalar yaşanabilir. Kabızlık ya da ishal, gaz ve şişkinlik sorunları gibi.

Depresyon  Uykusuzluk hastalığıdır!

Uyku düzeni bozulur. Depresyondaki kişiler genellikle uykuya dalma konusunda sıkıntı çekerler. Gecenin geç vakitlerine kadar uyanık kalırlar. Genelde sabaha doğru uyurlar. Uyku düzenleri bu şekilde bozulan kişilerin, uykudan almaları gereken dinlenme, gevşeme, rahatlama hissini alamadıkları görülür. Uyandıklarında adeta “dayak yemiş, sabaha kadar taş taşımış, beşik sallamış” gibi yorgun, bezgin uyanırlar. Ancak öğleden sonra kendilerine gelirler. Ya da “afyonları patlar” Diğer önemli bir belirti ise; akşam normal zamanında uyumuş olsa bile, sabahın çok erken bir saatinde, vakitsiz uyanmaktır.

Depresyonda olan kişinin çoğu kere hareketlerinde de yavaşlama görülür. Bazen de aşırı hareketlilik denilen ajite dönemlerde olabilir. Depresyonda olan kişi, çoğunlukla kendi durumun fark edemez. Çevresi durumu fark edebilir. Böylesi durumlarda depresif belirtileri gözlemlenen kişiye durumunu fark ettirmek üzere konuşmak faydalıdır. Depresyonun en kötü tarafı, kişinin kendi durumunun yeterince farkına varamamasıdır. Herhangi bir uyarı bu noktada, işe yarayabilir.

Depresyonla Karıştırılan Rahatsızlıklar Nelerdir?

Depresyon Belirtileri Nelerdir?